Fenerbahçe, Emre Belözoğlu’nun göreve gelmesiyle birlikte farklı bir enerji yakaladı. Liverpool karşılaşmasında takımın başında sahaya çıkmamış olsa da hocanın enerjisi ve dokunuşları hissediliyordu. Bugün Çorum FK karşısında alınan 5-0’lık galibiyette ise Emre Belözoğlu’nun önemli katkılarını daha net gördük.

Öncelikle orta sahadaki tercihi dikkat çekiciydi. Kante’nin yokluğunda İsmail Yüksek ve Guendouzi ikilisiyle sahaya çıkılması, Fenerbahçe’nin oyununa önemli bir hareketlilik kazandırdı. Kante konusunda bazı verilerde riskler gördü ve onu daha sonraki bölümde kullanmayı planladı diye düşünüyorum. Emre hocanın oyuncuların fiziksel durumlarını gözeterek süre dağılımına gitmesi de anlaşılabilir bir tercih.

Ancak asıl fark hücum hattında ortaya çıktı. Greenwood, İrfan Can Kahveci ve Oğuz Aydın üçlüsünün kreatif özellikleri ve önünde Lukaku’nun görev yapmasıyla Fenerbahçe ön alanda oldukça üretken bir görüntü verdi. Kaliteli ayaklar bir araya geldiğinde ortaya çıkan futbolun ve bireysel becerilerin skora yansıması da kaçınılmaz oluyor.

İrfan Can Kahveci, Fenerbahçe formasıyla 200. maçına çıktı ve bu özel karşılaşmayı iki golle taçlandırdı. Özellikle ilk golde Greenwood’un çalımlarla ceza sahasına girip topu tavana asması, kalitesini bir kez daha gösterdi. Oğuz Aydın da harika bir maç çıkardı. Kerem Aktürkoğlu’nun yaptığı asistin ardından attığı gol, güzel performansını taçlandırdı.

Şimdi merak ediyorum; bu golleri Fenerbahçeli futbolcular değil de başka bir takımın oyuncuları atsaydı, övgüleri bitiremeyenler bu akşam neler yazacaktı?

Maçın benim açımdan en önemli detaylarından biri de Emre Belözoğlu’nun üzerinde durduğu dikine ve hızlı oyun anlayışının sahaya yansımasıydı. Önceki maçlarda stoperlerin kendi arasında yaptığı paslaşmaları sıkça görüyorduk. Bugün ise savunmadan çıkan toplar doğrudan orta sahaya, oradan da hücum bölgesine taşındı. Hızlı oyun dediğimiz şey aslında tam da burada başlıyor.

Kenar oyuncularının asistleri, içe kat ederek rakip savunmanın dengesini bozması ve hücumda daha fazla oyuncuyla çoğalmak da Fenerbahçe’nin oyunundaki önemli değişikliklerdi.

Çorum FK’yi de yabana atmamak gerekiyor. Fenerbahçe karşısında önemli fırsatlar yakaladılar. Ancak bu pozisyonlarda Ederson kalesinde başarılı işler yaptı. Kısacası Fenerbahçe bugün hem atanı attı hem de tutanı tuttu.

Bir diğer önemli detay Kerem Aktürkoğlu’ydu. Sonradan oyuna girmesine rağmen yaptığı asist, özellikle son dönemde düşüş yaşayan ve moral kaybı yaşayan futbolcular açısından çok değerli. Bazen bir asist, bir gol ya da teknik direktörün gösterdiği güven oyuncunun yeniden ayağa kalkması için yeterlidir.

Oppong’a da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Savunmaya kattığı atletizm ve fiziksel güçle önemli bir alternatif olduğunu gösteriyor. Oosterwolde’nin sakatlığından sonra “Şimdi ne olacak?” diye düşünen taraftarın da içini bir nebze olsun rahatlatan bir performans ortaya koydu. Üstelik bunu iki maçtır sürdürüyor.

Hakem Abdullah Buğra Taşkınsoy da bana göre temiz bir maç yönetti. Kendisini tebrik ediyorum.

Şimdi önemli olan bu enerjiyi korumak.

Milli aranın ardından daha oturmuş, daha tertipli, teknik direktör tartışmalarından uzak ve sezon sonuna kadar şampiyonluk yarışını kovalayan bir Fenerbahçe görmek istiyoruz. Bugün sahada bunun ışığını gördüm.

Emre Belözoğlu’nun takıma kattığı ve henüz katacağı çok şey var. Elbette bu yolda kayıplar da yaşanacak. Ancak Liverpool maçında ve bugün Çorum FK karşısında gördüğümüz gibi istekli, mücadele eden, topa koşan ve topu isteyen bir Fenerbahçe’ye kimsenin söyleyecek fazla sözü olacağını düşünmüyorum.

Tam da bu nedenle bugün takıma destek olmak, spekülasyonlardan uzak durmak ve özellikle futbolculara yönelik protestolardan vazgeçmek gerekiyor. Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan şey yeni tartışmalar değil, birliktelik ve istikrar.

Maçın Üçlüsü:

Greenwood - İrfan Can Kahveci - Oğuz Aydın